Konuk; Aydın GÜNDOĞDU 

JCR Avrasya Derecelendirme A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

  Hz. Adem aleyhisselam ; Ey insanlar sizi ve sizden önceki yaratan rabbinize ibadet edin ki Allah’a karşı gelmekten sakınınız. (Bakara-21) O yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla eşitlik olarak çeşitli ilimler çıkarandır. Öyle ki  sizde bile bile Allah’a ortak koşmayın. (Bakara-22). Yani buradan hemen gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünlerden söz ediyorsak bir yerde iktisada girmişiz demektir. Biz sizi yer yüzüne yerleştirdik orada size geçim vasıtaları yarattık. (Araf-10) daha doğrusu ilk insanla başlıyor İktisat. Tabi iktisat da belirli dönemler var iktisat tarihçileri bu dönemleri şöyle sıralıyor; avcılık dönemi: İnsan alet ede bat yapmayı öğreniyor, avcılıkla geçimini sağlıyor. Sonra doğal olarak biten bitkilerden avcılıkla beraber toplayıcılık dönemi diyoruz. Kendi yetiştirmediği fakat doğada bulabildiği yiyeceklerle geçimini idame ettiriyor. Bir dönem sonra yerleşik tarıma geçiyor. Yani kendisi de artık yaptığı alet ede batlar la topladığı malzemeleri üretiyor. Bir şekil de kendine yeter üretim söz konusu. Arkasından tabi iş bölümü ve uzmanlaşma her ne kadar günümüzde ki gibi olmasa da yani kimisi buğday üretiyorsa kimisi de tuz üretiyor kimisi biber üretiyor başka şeyler üretiyor. Bunları geçimleri için birbirleri ile takas ediyorlar ve takas dönemi başlıyor. Tabi takas dönemi uzun yıllar alıyor. Paranın bulunmasın dan öte hurma gibi tuz gibi biber gibi kıt bulunan yiyecekler de para gibi kullanılıyor ve bu dönem de paralı ekonomi diyoruz, paralı ekonomiyi getiriyor. Arkasından tabi fazla ürettikleri malları pazarda birbirlerine para karşılığın da satıyorlar, Pazar ekonomisi dönemi oluyor. Pazar ekonomisi dediğimiz konu önemli bir konu. 

  İktisadın ve iktisadı ekollerin temelin de üretim faktörü yatar. Yani iktisadi ekoller bir şekil de üretim faktörlerine göre farklılaşmıştır. Üretim faktörlerini sayacak olursak; emek var. En önemli üretim faktörü emektir. Emek üretimin artısından ücret adı verilen bir gelir elde eder. Yine sermaye var, sermaye yabancı kaynaksa faiz öz kaynaksa kar alır ama buna genellikle iktisadi ekoller sermayenin payını faiz olarak adlandırırlar. Yine üretim faktörlerinden toprak var. Toprağın karı rant olarak düşünülmüş. Bir de bunları bir araya getiren girişimci var ki buda zaten bu işler zaten kar elde etmek için yapılır. Girişimin geliri de kardır. 

  Modern anlam da İktisadi Ekoller 1500’lü yıllardan sonra oluşmuştur. 1500’lü yıllardan önceki dönem tabi tamamen iktisat ekolünden bahsetmek mümkün değil. 1500’lü yıllardan önce biliyorsunuz Orta Çağ var. Orta Çağ aslın da bu feodalizm denen bir üretim şekli var. Ne var Roma İmparatorluğu yıkılmış, Batıda feodal beylikler var. Bu feodal beylikler bir çoğu soyların elin de zaten, soylar toprağı olan insanlar ve bu toprakların da çok basit bir yapısı var. Boğaz tokluğuna çalışan köylüler var, ticaret çok fazla gelişmemiş, toprağa dayalı bir üretim var. 

  İktisatta mal tabi önemli. Mal insan ihtiyaçlarını karşılayan ve iktisadi değeri olan her şey olarak bakıyor. Malın insanın omurgası olduğunu söylüyor ayeti kerime (Nisa-5), ama bu malın gerçek sahibinin Allah olduğunu yine (Bakar-29) bize hatırlatıyor. Yine (Maide-17) hükümranlığın Allah’a ait olduğu anlatılıyor. İnsan bu mal üzerinde emanetçi yani malın gerçek sahibin ALLAH ama insan mal üstünde emanetçi. Kazancın ana kapısı emektir. Aslın da diğer sistemler de emeğe değer vermişler ama bir şekilde sömürüye dönüşmüş, her iki sistem de de. Yani Kapitalist sistem de de Sosyalist sistem de de emek bir şekilde sömürü. İslam İktisadı o şekilde bakmaz.

  İslam İktisadın da en vurucu nokta: Rızaya dayalı olacak ve mal edinme de de meşru yöntemler söz konusu olacak. Meşru yöntemler nedir mirastır, vasiyettir, hibedir, infaktır, ticarettir, alım satımdır, ortaklıktır veya kiralama bunlar meşrudur. Yani mülk Allah’ındır dedik, insan mal da emanetçidir, mal bir insanın imtihan aracı insanına göre. 

  İslam İktisadı İslam insanıyla olacak bir şey. Kapitalist ekonominin ürettiği home ekonomik insan modeliyle olmaz. Yeni bir insan tipine ihtiyaç var. Bu insan tipi yeni Müslüman yani iktisadi kaygıları da olan ve o kaygıları dini arka plana göre şekillendiren bir Müslüman olacak bu. Tabi İslam İktisadı sadece katılım bankalarına bazı üniversitelere bırakılmayacak kadar önemli konu. Bu hepimizin işi olacak. Bu yapılabilirse İslam İktisadı neden bir çözüm olmasın? 

Haber: Enes MARAL 

Haberin videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Share This