Konuk : Halis ÖZDEMİR  Gazeteci – Yazar

   Türkiye önemli olaylar davalar anlamda ne ifade ediyor Türkiye bunu düşme zamanı mıydı değil miydi pek çok açıdan onu konuşacağız ama tabii bir başka önemli olay da var. Türkiye’nin darbeler tarihi var biraz önce Başkan da söylediği gibi darbeler tarihinin şahsi okarak da en yakın muhataplarından birisiyim. 28 Şubat ın da kırılma noktalarını merhum Erbaka’nın da danışmanı olmam hasabei ile bu ve bu ve buna benzer hususların sürdürülmesi hususu benim üzerimden yürütüldüğü için henüz açıklanmamış yani zamanının gelmediğini düşündüğümüz bir takım olaylar da bir fiil şahitliğini yaptım. 15 Temmuz hadisesi geriye baktığımızda 60 İhtilali 72 muhturası işte 12 Eylül ihtilali 28 şubat vs. filan bunlar içerisinde en açımasız olanı tabiki Menderes’in asılması ile Menderes’in 60 ihtilali ni düşğnenler olabilir. 60 ihtilali nerdeyse sadece yönetime yapılmış bir ihtilal dir. 80 ihtilaline gelince Türkiye nin dizayn ihtilalidir. Dev gençden sev gence dödürülmüş bir toplum yapısına sahip olduk. Solcusuyla sağcısıyla “islamcısıyla” her kesin bir derdi tasası olan bir nesiliz biz.

   Türkiye üzerine oynanan oyunlar mesele oryantalizm hadisesi sadece Türkiye üzerine değil bütün müslümanlığın üzerine şekillenmiş bir hadisedir. 1000 yıllık bir geçmişi vardır. Oryantalistlerin faaliyetleri ve fetönün din anlayışı faaliyetleri örtüşütü birbirlerine yardım ettiler. Dolayısıyla bu gün fetönün akaidi anlayışını fetönün din olarak yerleştirdiği din anlayışını sorumlular ilgililer bunu atarlar sa fetö ile mücadele hikayedir. Çünkü aslı olan bizim akaid meselemiz bozulmuş tur akaidimiz üzerine oynadılar. Bu gün mankurtlaştırılan insanların şafi olmalarının devamlılığın sürecin sürdürülmesinin ana nedeni gerçekte müslğman olarak inanıyor lar din isalam dini olarak da onun empoze ettiğğ öğrettikleine inanıyor lar. Bu neden böyle oldu çünkü dün alanı din öğretisi Türkiye de adına yapılan mücadele ile merdiven altına indi. Bu bazı tarikatlar da da cmatler de de böyle oldu. Ehil olmayan insanların riyasetine geçti, din adına bir takım şeyler öğretilir oldu. Fetöya gelince planlanmış bir öğreti içerisine girdi. Tamamen boş bir kabı yani inancına saygılı zeki insanların çoçuklarını seçmek suretiyle bu operasyonu yaptı. Aslında onun birinci dercede mağdurları Anadolu’nun bir kaç jenerasyon yani 40 yıldır devam ediyor. Diyelim ki 10 yılda 2 jenerasyon desek nerdeyse 10 \ 20 jenerasyonu en zeki çoçuklarını seçerek aldılar mankurtlaştırdılar, mağdurlaştırdılar geleceğimiz olan gençlerimizi. Böyle bir manzara ile karşı karşıyayız öncelikle devletimiz ve ehliyet li insanlar ımızın 1 derecede yapöası gerekenler akaidi olarak zedelenmişliklerin önüne geçmeleri lazım. Bakınız dinler arası diyoluk diyerek karşı taraf seni diyolok için çağırıyor değil sen benim dinimdeki sana uyumayanları törpüleyelim de sana uyduralım diye anlaşılıyor. Bi defa şu tarihi yani bu 15 temmuz çok değerlidir. Dünyanın hiç bir milletinin yapabileceği idrak ve feraset işi değildir. Yani her hangi bir taze vatandaş orataya çıkmış herhangi bir vatandaş canını feda etmiş, bu bizim milletimize mahsus bir şey. Bu tehlikenin ne tehlike olsuğunu görmüş. Şöyle dememişler yav bunlar da Müslüman adam işte geliyor sa Müslüman subaylar geliyor dememişler. Can vermişler. Bu ülke bizim bizim demişler, ülkenin gittiğini görmüşler. Bu önemli bir hadisedir dolayısıyla 15 temmuz hadisesini yapan karşı duran uyanan aziz milletimiz çok büyük bir değerdir çok büyük bir millettir. Bu nu bir kenera koyuyoruz.

   Ayasofya konusu yabana atılacak bir konu değil. Onu teslim etmek lazım öyle olsaydı bugüne kadar Ayasofya açılırdı. Hiç istemeyen bile siyasi rant için açardı. Ama Ayasofya meselesi yani gerçekten yani Türkiye’nin beka meselesi Türkiye’nin işte bağımsızlığı meselesi felan deniliyor ama o doğru değil yani Türkiye Ayasofya camisi bugün Cami yapılmadı 480 yıl cami olarak bulunmuş yani müzeye çevrilmiş müze camiye çevrilmiş bakın burada çok kısa küçük bir ayrıntı var bu ayrıntı gözlerden kaçıyor Sayın başkanımız bir televizyon konuşmasında bu ayrıntıya dikkat çekti Mustafa Kemal Atatürk 38 de mesai imzası tartışıyor Yusuf Halaçoğlu da ben dinledim kendisi ile konuştum diyor ki bu imza kesinlikle Mustafa Kemal’e ait değil diyor fakat Mustafa Kemal’in bilgisi olmadan da müzeye çevrilmez bu ne lahana bu ne perhiz yani o zaman ne oluyor bir tiyatro mu var Hayır tiyatro yok şöyle bir şey var arkadaşlar Aynen Hilafet gibi halifeliği İngiltere talep ediyor Türkiye işgal de İstanbul işgali de Mustafa Kemal’e diyorlar ki halifeliği bize ver halifeliği ver halifeliği ne yapacaklar Hindistan’daki Müslümanlara verecekler Hindistan’daki Müslümanlar ve Hindistan İngiltere’nin bölümüne bir ülke o tarihleri daha Mustafa Kemal kaldırmıyor, Mustafa Kemal diyor ki onlara vermem Hilafet Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesinde dir diyor ve hilafet makamı Türkiye Büyük Millet Meclisi oluyor arkadaşlar bunu bir kenara koydunuz gelelim Ayasofya’ya Ayasofya’da kendi imzasını atmıyor niye atmıyor acaba deniliyor ki bugünlere yani ilerde Çünkü Ayasofya’nın açılması Türkiye’de barlık ifadesi bakımından önemli bir durumdur. Türkiye bu Ayasofya Eninde sonunda camiye çevirecektir bunu müslümanlıkla Ailesi falan la ilgili yok ilgili konuşmuyorum yani öyle değerlendir böyle bu konu o değil Mustafa Kemal’in devletin uluslararası beynemil alandaki konumu ile ilişkilendirerek bunu söylüyorum ben. İmzaya atmadı halde o karar çıkıyor ve 1945 46 lara kadar müze Cami oluyor hem müze hem cami o arada ki yani 6 yıl gibi bir zaman sonra işte onu alalım halıyı alalım yıkayalım bunda temizleyelim girişi böyle yapalım derken Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı arkadaşlar halk partisi iktidarı bunu tamamen müzeye çeviriyor. Namaz kılınan kısmı ön tarafta sadece orada namaz kılınıyor. Belli tarihlere kadar ezanalr okunuyor minareler den zaman zaman bir minareden iki minareden sonar tamamından okunuyor. Fakat çok enteresan da bir şey oldu Cemabı hak bir şeyi murad ettiği zaman başkalarının eliyle getiriyor şimdi Chp bunu akp buradan seçim rantı elde etmesin diye chp ile ip bu rantı yedirmemek için geldiler kanun teklifin de dediler ki Ayasofya yı açalım dedirtti yani Allah dedirtti. Kamuoyu karşısın da bu gün Ayasofya kapansın şeklin de onlar ifade etmiyor ama kim ifade ediyor, arkadaşlar bir defa şunu bilmemiz gerekiyor adı Mehmet olabilir adı Hüseyin olabilir adı şu olabilir bu olabilir biz şuna dikkat etmemiz gerekiyor bir iş yapılıyor ise bu milletin değerlerine hizmet etmeyen bir iş ise bu adam kim dir diye bakmamız gerekiyor.

   Ayasofya meselesi Türkiye’nin yenilir yutulur bir meselesi değildi yani İstanbul un işgali sırasında bakın  Atatürk’ün 1922 de teklif ediyor lar Ayasofya ne olacak diyorlar bunları duydunuz hepiniz. Birinci mesele olarak Ayasofya yı gündeme taşıyorlar halbu ki Ayasofya cammini en güzel muhafaza eden tarih içerisinde Osmanlı olmuş. Yıkılmasına mani olmak için de yan şeylerini biliyorsunuz Osmanlı yapmış Mimar Sinan’ın eserleri. Ayasofya ne ki dediğimiz zaman hem siyasal bir saldırıdır, kedinin ulaşamadığı ete meselesidir biraz bunu yapanlarda var maalesef üzülerek görüyoruz. Bunu milli mesele olarak görüp milletin meselesidir.

   Evet Ayasofya şimdi açıldı sıra şimdi içini doldurmaya geldi, bize geldi. Çünkü bu riski gerçekten irade gösterme meselesidir. Hakkı teslim edeceğiz. Ayasofya meslesi katiyen hafife alınacak bir mesele değildir, bağımsız felan meselesi de değildir ama hafife alınacak meselede değildir. Çünkü sadece Ayasofya ile bağımsızlık meselesi yaparsanız demek ki 80 yıldır ülke bağımsız değildi anlamı çıkar. Bu ülkeye de bu haksızlık olur. Pek çok kararları bağımsız bir şekilde almış bir ülkedir. Kıbrıs barış hareketi yapmıştır. Ülkenin önü açıktır. Ne kadar önü açıksa o kadar da düşmanı çoğalmıştır.

Haber: Enes Meral

Share This